Mehmet Efe: Hakkin tarafinda kalmak isteyenlere bir Not


→ Yazinin kaynagi

Kendini „İslamcı„, „Müslüman„, „Hakperest“ v.b. kavramlarla tanımlayan, AkP’yi desteklerken hakkı üstün tutmak derdi olan, eleştirileri boğma refleksi taşımayan, profilinde „Allah Bize Yeter“ diyen memurlaşmamış arkadaşlar ve her halükarda hukuk ve herkese adalet isteyen namuslu ve tarafsız arkadaşlar, bu not sizin için.

Ülkenin içinden geçtiği yozlaşma, kamplaşma, sorumsuzluk ve en önemlisi İslam’ı güce tapan siyasetin yedeğine indirgemeye çalışan süreçte sizin gibi yeterince taraf olamamışlar, tarihi bir konumunuz var.

İç düşman – dış düşman klişeleri ve dünya sisteminin „terör„, „terörist“ gibi kirli propaganda diliyle ve derin paralel devlet yöntemleri ve eylemleriyle gemi iyice azıya alan iktidar, herkesi ya kendi uzantısı ya da halk ve ülke düşmanı olarak kodlamak için kolları sıvamış görünüyor. Kendi halkına „Taraf olmayan bertaraf olur“ demek noktasına gelmiş bir iktidar bu artık.

Örtülü ödenekler, binalar, devlet imkanları ve belediye salonları tahsis ettikleri vakıflar, dernekler, dergiler, AKtroller, karta kaçmış provokatör abiler, maaşlı dezenformasyon memurları ve havuz medyası ile halkın emaneti kamu imkanları seferber edilmiş, tüm güçleriyle bastırıyorlar.

Eski Türkiye’de sahip oldukları kültürel hegemonya ve ayrıcalıklı hayata özlem duyan, sokaktan ve ülkeden kopuk esrar-kafalı Cihangir muhalefeti ve “dindarlara saygı”, “karanlıkla mücadele” gibi ahmak cümleler dışında bir varlık gösteremeyen siyaset muhalifleri sadece iktidarın ekmeğini yağlıyor.

Arkadaşlar, aslında hiç kimseye yaramayacak ve ülkemize uzun vadede hali hazırda ödettiğinden daha ağır bedeller ödetecek bu sorumsuzluğu yavaşlatma gücünüz ve etkiniz var. Varoluşunuz siyasi heveslerin aracı olmaktan daha anlamlı ve çok daha önemli. Anlamımızı koruyalım.

Hatırlayın ki bu ülke bu günleri daha önce gördü. Defalarca hem de. O dönemlerde hakkın ve adaletin üstünlüğü için çabalayan, mücadele veren, işkencelerden geçenler sayesinde yok olmaktan kurtulan ülkenizi ve inandığınız prensiplerinizi unutmayın. Acı çekenler, utanmayı bilenler, işkence edilenler, ağızları kapatılıp başlarından örtüleri çekilenler talip olmadı siyasete, iktidara, ihalelere, makam ve maaşlara. Bunu da hatırlayın. İktidar ve gücün, hayattayken cennetle müjdelenmiş Hz. Ömer gibi bir insanı bile korkuttuğunu, kendisini düzeltecek sert itirazlara and içenler sayesinde cesaret edebildiğini hatırlayın. İktidarınızı, iradenizi temsil edenleri frenlemezseniz (siz kendinizde olanın kötülüğe doğru değişmesine karşı durmazsanız), varacağınız en iyi yer, düşmanlarınıza dönüştüğünüz yer olacaktır.

Arkadaşlar, günübirlik siyasetin sizi baştan çıkarmasına, sizi de benzetmesine izin vermeyin lütfen.

Şu konuda ne diyorsun, şunu niye lanetlemedin, buna niye ses çıkarmadın” türünden hamburger üsluplarına prim vermeyin. İslami kavramları alelade siyasi sloganlarına katık etmelerine, adaletsizliklerini İslam’la ‚ak’lama alışkanlıklarına hayır demeyi bilin, haddini bildirin. Tutarsızlıklarını işaret etmekten çekinmeyin. Ortadoğu’da İsrail’den başka hiç kimseye yaramayan kan ve ölüm kasırgasını, asgari ücret zulmünü, Soma gibi katliamları, kumarhaneye dönmüş eğitim sistemini, en çok kâr eden banka ve çimento şirketlerini, hukuksuzluğu, yalanlarını, İslam’ı çarpıtıp duruşlarını çarpın yüzlerine. Bloklayın, muhatap almayın ya da sorgulayın. Ayartmalara direnemiyorsanız uzak durun daha iyi. Üzerinize bulaşmasına izin vermeyin. Gaza gelmeyin, inandığınız değerlerin dairesinde durun. Her yerde, kimden gelirse gelsin sadece adil, haklı, yerinde cümleleri, tutum ve davranışları ödüllendirin.

Adalet sizden olanlara değil, sizden olmayanlara dönük tavrınızla ilgilidir. Böyle bir ortamda risk alan, ellerini taşın altına sokan namuslu insanları bir tivitle bir yorumla harcama şehvetine bulaşmayın. Ellerinizdeki imkanları hakkın ve adaletin hizmetinde kullanmayacaksanız, kullanmayın. Allahın gözleri perdeli, kalpleri mühürlü diye tarif ettiği insanların sizin gibi insanlar olduklarını ve günü birlik tercihlerinde hakkı üstün tutma TEYAKKUZUNU kaybettikleri için gitgide şeytanın araçları haline geldiklerini hatırlayın.

Ey iman edenler, Allah için duran (adaleti titizlikle üstün tutan) hakimler , adalet örneği tanıklar olun! Sakın bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin! Adaletli davranın! Takvaya (iman teyakkuzuna) en yakın olan odur. Allah’tan korkun! Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide Suresi : 8)

Mehmet Efe

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s